25 Aralık 2009 Cuma

Sfişre trenlerinden bildiriore


  • Beyazlara bürünmüş güzeller güzeli İtalya’mı bırakıp Zürüh yollarına düştüm.

  • Şindi işte Lugano’dan çıktık Bellinzona’ya doğru gidiyoruz, bundan sonraki yolculuğum tam olarak 2 saat 39 dakika sürücek. Sfişreliler işte böyle de manyak insanlar. Hadi saatleri yazmayı falan geçtim, adamlar trenin yanaşıcağı peron’u bile yazmışlar. Lan bi gelelim o zaman ayarlarsın nereye yanaşıcağnı. Yani en azından İtalya’da durum böyle. Ama yok anam bunlar manyak, illa gözüne sokucak, biz düzenliyiz tertipliyiz diycek.

  • Bence bi ülkenin tamamına kar yağması çok büyük talihsizlik. Şimdi neden dersen herhangi bi açıklamam yok. Bence öyle. Mesela şimdi bizim oralar hep kar ama biliyosun ki biraz güneye insen o kadar da fena diil. Hatta tutup Napoli’ye, Bari’ye, Palermo’ya gidersen denize bilem girersin. Sfişrelilerin öyle bi durumları yok. Al işte en güneydeyim gene her yer kar. Kimbili Zürüh nasıdır şindi.

  • Sabah evden çıkınca kafamda düşen jeton’la birlikte aklıma milenyumun ticari fikri geldi. Genelde böyle şeyleri insanlara söylemem sonra başkası yapınca “lan şerrefsizim benim aklıma gelmişti” derim. Olay şu; kuzey ülkeleri için kızaklı bavul yapıcaksın. Çünkü karda buzda tekerlekli şeyler gitmiyo. Yani tekerleği de olsun kızağı da olsun. Ne biliyim ya yapın bişeyler işte.

  • Sfişrenin trenlerinde vayırlıs hizmeti var. Mamafih bu adamların dini-imanı para olduğu için bu hizmet tabi ki beleş değil. E o zaman ne anladım ben bu işten. Şimdi diyceksin ki “E hani bu nası trenden bildiriore?” evet, ben bunları gağyet trende yazıyorum. Vörtle. Sonra açıyorum internet olan bi yerde, direk kopi-pest. İşine gelirse.

  • O diğil de ne tünel yapmış adamlar arkadaş bitmek bilmedi...

  • Şindi merağk ettiğim bir diğer nokta da karşımdaki tabela, şu anda “Prossima Fermata Bellinzona” yazmakta. Acabağ Fransız tarafına (geçip geçmiyceğmizi de bilmiyorum ki, ama büyük ihtimalle geçmeyiz.) yağhut Alman tarafına geçince o tabela değişçek mi?

  • Bu Sfişrelilerin anons olayına da hastayım zaten. Az önce teyze bi başladı, önce İtalyanca, sonra Almanca, sonra Fransızca, tee en sonunda da İnglizce. Ola ki bu ilk üç dilden birini bilmiyosan resmen s.çtın. Bekle ki İngilizce okusun.

  • Bellinzona’ya da gelmiş bulunmaktayız, bundan sonraki istasyonumuz ise benim tren değiştireceğim Arth Goldau. Şimdi diyceksiniz ki, “Arth Goldau nere kardeşim? Biz bilmiyok öyle şey!” sonuna kadar haklısınız, zira bu konuda benim de hiçbi bilgim yok. Tek bildiğim şey (du bi bakiyim) Bu tren’in 11:09’da 5 numaralı peron’a yanaşıp benim de 11:13 itibariyle 4 numaralı peron’dan IR 2276 numaralı Zürich HB trenine binecğim. Demek ki Zürüh’e yakın biyer. Peki bu tren’in saat 11:09’da (şu anda saat 9:42) 5 numaralı peron’a yanaşıcaa garanti mi? Evet, burası Sfişre, 11:09 yazıyosa bu tren 11:07’de oraya varır, 2 dakika da oyalanıp sonra aynı hızda basıp Basel’e gider. İtalya’da olsa g.tün uçuklar “lan bu 4 dakka geç kalırsa öbürkünü kaçırırız” diye. Burda öyle bişey yok. Gerçi Trenitalia bu olaylara çok hakim olduğu için tren değiştirmeli bi bilet aldığın zaman iki tren’in arasında en az yarım saat oluyo.

  • Sanırım Alpler denen şeye geldik. Her taraf dağ oldu birden. Valla bence resmen Alpler’e geldik, peki bu Alp kim? Ne biliyim kim! Arada binlerce kilometre olmasına rağmen ‘Alp’in bir Türk ismi olması beni korkutmadı değil. Burda öyle bişey yok yani, bu adamlar dibinde yaşıyo oğlunun adını ‘Hans’ koymuş, ‘Jérome’ koymuş, ‘Luca’ koymuş, sen git oğluna hiç bilmediğin bir dağın adını koy. Sorsam haritada yerini bile gösteremessin. Sinirlendim bak şindi.

  • Bi tane de diil ki anasını satıyım dünya kadar alp var.

  • Hani hep denir ya ‘İsfiçre’de şirin bir dağ köyünde...’ işte orayı az önce geçtik. Söyliyim öyle çok heveslenmeyin, vasat biyer. Gerçi şindi her taraf kar, baharda güzel olabilir.

  • Az önce kondüktör bey amca geldi. Biletimin üzerine son derece şık bir delik açıp, ‘Grazie’ deyip gitti. Sfişreli işte. İtalya’da olsak şindi ‘Buon Natale’ler (Hayırlı noeller demek), ‘Auguri’ler (Tebrikler demek) falan havada uçuşur, bu önemli günde insanlar sarılıp kucaklaşr. O dediği ‘Grazie’ de kesin yönetmelikte yazıyodur da ondan demiştir, yoksa demez. Bu Sfişrelilerin alayı böyle, insan olun biraz insan!

  • Bu sabah hayatımda ilk kez yürüyerek bi sınır geçtim. Ha, çok mü mühim? Hayır. Ama insan bi ilginç oluyo işte. Kontrol montrol de yok. Öyle yürüyelek geç git.

  • Nerdeyse bi buçuk saat oldu hala İtalyanca tabelalar var. Demek ki bu İtalyan kantonu komacan biyer. Çok da güzel çam ağaçları var. Al bi tane götür eve yılbaşısı ağacı yap. Karlar falan da üstünde hazır.

  • Trende horlayan bi amca var. Bu da demek ki Sfişreye de gitsen toplu taşıma araçlarında devlet tarafından kontrol edilen bi ‘horlayan amca’ kontenjanı var. Bu amcalar özel olarak atamayla geliyo. Zavallımların tatili falan da yok. Amcam kırismıs günü gelmiş trende horluyo.

  • Dünya’nın en uzun tünelinden (Gothard) de an itibariyle geçmiş bulunuyorum. Bu ilginç gelişme hayatımın geri kalanını ne yönde etkiliycek bilmiyorum ama geçtim işte. Tabelalar da Almanca’ya döndü.

  • Adamlar ilginç bi tünel sistemi yapmışlar, birinden çıkıyosun öbürüne giriyosun. “Peki şindi bu çok mu garip bişey yani?” dediğinizi duyar gibiyim, cevap hayır. Garip olan şey bu diil. Garip olan şey amcanın sadece tünellerde horlaması. Tünelden çıkınca ses birden kesiliyo. Sonra öbürüne giriyoruz tekrar horr. Otomatik yapmışlar amcayı.

  • Bu nası iş lan, Alman tarafına geldik hava açtı. Karlar da yer yer erimiş. Ne ayaksa çimler hala yeşil. Sonra o sütle çukulata yaparsan güzel olur tabi. Her taraf Ayder yaylası gibi. Sağ tarafta orta boy (garson boy gibi) bi göl var, kimbilir ne gölü.

  • İstasyonuma 10 dakika kaldığından mütevellit yazımı burada noktalamak zorundayım efen’im. Hepinize ‘Buone Feste’ dileklerimi iletiyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder